
 |
Hedefler |
Mükemmel Türkiye, Güçlü Türkiye, dünyanın en önde gelen ülkesi Türkiye mümkündür! Hayal değildir!
Bu hedef için şu an sistemde tıkanan, bu hedefi imkansızlaştıran ne varsa
süratle değiştirilmelidir.
Bu hedefe ulaşmak için sadece güçlü ve inanan bireylere, üstün nitelikli
yöneticilere ihtiyaç vardır. Bu durumda farklılaşmak şarttır. Bir çok vatandaş
bu bilinçtedir, inanmaktadır, yalnızca "ne yapabiliriz ki?" diye düşünmektedir.
Üstün ülke statüsüne kavuşmamız, uluslararası yarışta saygın ve önde gelen bir
konumda olmamız gerekmektedir.
Sistem tıkanmıştır, partiye değil, ideolojiye değil, sorunların çözüldüğü Güçlü
bir Türkiye'ye ihtiyacımız vardır.
Sistemi değiştirecek ve bu sayede sadece ve sadece Türkiye'nin sorunlarını
çözmek için çalışacak parti bağımsız milletvekillerine ihtiyacımız var.
Sistemdeki partiler ve hareketler bugüne kadar "Burası Türkiye, olur böyle
şeyler" dediğimiz ne varsa hiçbirini değiştiremedi, değiştirmesi de mümkün
değildir.
"Halk sözünü sandıkta söyleyecek" sözü anlamsız bir hale geldi, halk olarak
yıllardır şikayet ediyoruz ama sandığa gidince yine o parti senin, bu parti
benim diyerek oyları sisteme veriyoruz. Son sözü yine sistemden beslenen,
mesleğim "siyasetçilik" diyenler söylüyor. Hiç bir şey değişmiyor. Gerçek
cevabı bir an önce vermemiz gerek.
Boş oy atmak, sandığa gitmemek çözüm değil. Gerçek tepki oylarına, farklı
söylemlere, yanlışların farkında olmaya ve bunu dile getirmeye ihtiyacımız var.
Herkes her yerde, her sohbette memleketi kurtarıyor, sonra ne yapıyoruz?
Evlerimize dağılıyoruz. Hiç bir şey yapmıyoruz. Aynı partilere oy veriyoruz,
sonuç hiç değişmiyor. Değişmesi de mümkün değil. Bunu herkes kabul ediyor.
Öyleyse, madem boş eleştiri hiç bir şeyi değiştirmiyorsa, tepkimizi
göstermeliyiz. Eleştirilerimizi anlamlı hale getirmeliyiz.
Tüm partiler aynı. Parayla milletvekili olunan bir sistem söz konusu.
Trilyonlar harcayarak seçilen bir milletvekilinin de doğal olarak ilk icraatı o
"trilyonlar"ı çıkarmak oluyor. Buna ne zaman dur diyeceğiz?
Halkın zaten hakkı olan şeyler, lütufmuş gibi, lüksmüş gibi vaat ediliyor. Sonra
da bunları gerçekleştirmek başarı gibi lanse ediliyor.
Adayları genel başkanın belirlemediği bir Türkiye, kömür, ekmek, para
dağıtanlara, oy satın alanlara, sorumluluklarını vaatmiş gibi gösterenlere oy
vermeyen bir Türkiye hayal ediyorum. Buna ihtiyacımız var.
İyi yetişmiş, üstün nitelikli, sağlıklı düşünen, sorunların farkında ve
ciddiyetinde olan adaylar göreceğimiz günleri hayal ediyorum. Türkiye'yi
yönetebilecek en iyi 550 kişinin görevde olması gerekiyor. Aday olması
gerekiyor. Türkiye'nin sorunlarını proje olarak ele alacak uzman yöneticilerin
sorumluluk alması gerekiyor.
Kendimiz ve çocuklarımız için, geleceğimiz için Türkiye'nin içinde bulunduğu
çıkmazdan kurtulması gerekiyor.
30 yıllık siyesetçilere değil, "30 yıla damgasını vuracak Türkiye hedefiyle
çalışacak adaylara" ihtiyacımız var.
Türkiye'yi hedefleyen, "siyasetçi" olmayıp, "uzman" olan, "yönetici" olan
adaylara ihtiyacımız var.
Artık bir şeyler yapmalıyız. Yanlışları söylemeliyiz. Bu yanlışları düzelmesi
için yapılacak tek şey mevcut partilerden memnun olmadığımızı, mevcut sistemde
hiçbir şeyin değişmeyeceğine inandığımızı göstermektir.
Ne vaat ettiğimi soranlara şunu söylemek istiyorum:
Sadece düşünün, bu ülkede nelerin yanlış olduğunu. Bu kadar çok yanlış varken,
boş vaatlere değil, yanlışların çözümü için dürüstçe çalışacaklara ihtiyacımız
var.
Cepleri dolduran değil, yanlışları düzelten milletvekilleri gerekiyor.
Dürüst olmayı vaat ediyorum. Sorun çözmek için gerekli olan tek vaat budur.
Her alanda en iyiyi hedeflemeliyiz!
Dünyanın en iyi sağlık sistemi Türkiye'de!
Dünyanın en iyi eğitim sistemi Türkiye'de!
Dünyanın en iyi sosyal güvenlik sistemi Türkiye'de!
Gelecek kaygısı olmayan huzurlu gençler Türkiye'de!
Dünyanın en mutlu, en gelişmiş, en zengin ülkesi Türkiye!
Bunları duymayı her Türk vatandaşı istiyor.
Ama gerçekleşebileceğine bir çok insan inanmıyor.
Ben inanıyorum, üstün nitelikli dünya çapındaki yöneticilerimiz görev alırsa
olabileceğini biliyorum.
Başaramamamız için sebep mi var?
Evet var, sebep sistem!
Bu sisteme mecbur değiliz!
Tek çare Türkiye'yi değiştirebilecek nitelikteki insanların görev almaları için
çaba harcamak.
Madem memnun değiliz, neden ısrar edelim?
Bu seçimde de aynı senaryo olmasın.
Eurovision'da Türkiye'yi temsil edecek adayı seçerken bile en iyi performansı
sergileyecek aday için milletçe elele veriyoruz, yorum yapıyoruz, her detayı
düşünüyoruz.
Futbolda Türkiye'yi temsil edecek oyuncuların seçiminde bile herkes en iyiyi
bulmaya çalışıyor. Herkesin kafasında kendince ilk 11'i, en iyi 11'i var.
Türkiye'yi uluslarası kalkınma yarışında temsil
edecek, en mükemmel ülke yönetimi sergileyecek milletvekilleri için de aynı
detayları düşünelim. Türkiye'nin yarışı kazanması için yapabildiğimiz tek şey oy
vermek. Sizce gelecek olan 550 milletvekili ile bu iş olur mu? Bu kadroyla bu
yarışı kazanabilirmiyiz?
En iyi 550 bu mu?
Tüm kararsızların ve bağımsızların oy verirken bir kez daha düşünmesini istiyorum.
Bu kadar yanlış varken, yine yanlış karar vermeyelim.
Saygılarımla,
Güçlühan ÖZEN
|